Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki 6 mahalleyi ve yüzlerce tarım arazisini kapsayan acele kamulaştırma kararına karşı yürütülen hukuk mücadelesinde bugün tarihi bir son dakika gelişmesi yaşandı.Danıştay 6. Dairesi, köylülerin ve çevre örgütlerinin açtığı davalarda Cumhurbaşkanlığı’nın acele kamulaştırma kararının yürütmesini durdurdu. Kararın taraflara tebliğ edilmesinin ardından Akbelen direniş alanında toplanan köylüler, traktörleriyle konvoy oluşturarak büyük bir coşkuyla zaferi kutlamaya başladı.
Mahkemeden Emsal Karar: “Ekonomik Gerekçe Tek Başına Yeterli Değil”
Danıştay 6. Dairesi, 10 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 10848 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile İkizköy, Çamköy, Karacahisar gibi 6 köydeki 679 parsel tarım arazisinin maden sahası için kamulaştırılması işlemini mercek altına aldı. Yüksek mahkeme, son 12 saat içinde kamuoyuna yansıyan gerekçeli kararında çarpıcı ifadelere yer verdi:
- İstisnai Yöntem Vurgusu: Acele kamulaştırmanın sadece yurt savunması veya olağanüstü durumlarda uygulanabileceğine dikkat çekildi.
- Gerekçe Yetersiz Bulundu: Enerji arzı, maden üretimi ve ekonomik gerekçelerin tek başına mülkiyet hakkını hızla gasp edecek bir “acelelik hali” yaratmadığına hükmedildi.
Şirketten İlk Açıklama: “Faaliyetler Tamamen Durmadı”
Kararın ardından gözlerin çevrildiği Yeniköy Kemerköy Enerji (YK Enerji) cephesinden de son dakika açıklaması geldi. Şirket, Danıştay’ın verdiği kararın yaklaşık 194 parsele ilişkin sınırlı bir tedbir niteliği taşıdığını savunarak şu iddialarda bulundu:
- Üretim tesislerinin Türkiye’nin elektrik ihtiyacının %2,2’sini karşıladığı ve faaliyetlerin tamamen durdurulmadığı ileri sürüldü.
- Köy merkezlerinin ve mezarlıkların zaten kamulaştırma kapsamı dışında olduğu, toplu bir yerinden edilme yaşanmayacağı iddia edildi.
“Toprağımız ve Geçmişimiz Kurtuldu”
Davayı yakından takip eden bölge avukatları ve ekoloji örgütleri, bu kararla birlikte acele kamulaştırma işlemlerinin hukuken uygulanamaz hale geldiğini duyurdu. Milas Atapark ve İkizköy nöbet alanlarında bir araya gelen köylüler, “Toprağımızı, zeytinimizi vermeyeceğiz demiştik; hukuk haklılığımızı tescilledi” diyerek mücadeleye devam edeceklerini belirtti. Çevre hakkı savunucuları, şimdi gözlerin süreçle ilgili son sözü söyleyecek olan Anayasa Mahkemesi’ne çevrildiğini vurguluyor.






