Barış süreci: MHP ve AKP’nin açıklamaları ne anlama geliyor, kilit açılıyor mu?

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin Abdullah Öcalan için sunduğu “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” teklifi ve AK Parti’nin “önce tam silah bırakma” şartı, Cumhur İttifakı ortakları arasında hem takvim hem de yöntem bazında belirgin bir nüans farkı olduğunu ortaya koydu.

Mayıs 2026 itibarıyla başkent kulislerini hareketlendiren bu karşılıklı çıkışlar, “Kilit açılıyor mu, yoksa süreç bir duraksama dönemine mi giriyor?” sorusunu tartışmaya açtı.

Bahçeli’den Radikal Adım: “Öcalan’a Sosyal Statü Verilebilir”

MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında ezber bozan bir hamleyle, “Öcalan için statü açığı varsa, terörsüz Türkiye sürecine hizmet edecek şekilde bu açık ele alınmalıdır” diyerek “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” kurulmasını önerdi. MHP kaynakları, Bahçeli’nin bu adımla süreci iki “tek adam” (devlet ve Öcalan) üzerinden yürüterek hızlı ve kontrol edilebilir, tamamen teknik bir tasfiye operasyonuna dönüştürmek istediğini belirtiyor. Bahçeli, sürecin tıkanmaması için gerekli yasal düzenlemelerin hızla Meclis’e getirilmesini talep ediyor.

AK Parti’nin Kırmızı Çizgisi: “Önce Silahsızlanma, Sonra Yasa”

Cumhur İttifakı’nın büyük ortağı AK Parti ise iktidar sorumluluğu gereği daha temkinli ve güvenlik eksenli bir yaklaşım sergiliyor. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ve parti kurmayları, örgütün tüm unsurlarıyla istisnasız silah bırakıp kendisini feshetmediği sürece herhangi bir “yasal düzenleme” veya Öcalan’a “resmi rol” biçilmesinin mümkün olmadığını net bir dille ifade etti. Hükümet kanadı, takvim konusunda acele edilmemesi gerektiğini savunurken beklenen yasal adımların sonbahar dönemine kalabileceği sinyalini veriyor.

Kilit Açılıyor mu? Analistler Ne Diyor?

Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır ve siyaset yorumcularına göre, süreçte ciddi bir “toplumsal rıza ve iletişim eksikliği” yaşanıyor. Siyasi analistlerin öne çıkan tespitleri ise şu şekilde.

  • Risk Algısı Farkı: MHP lideri inisiyatif alarak süreci hızlandırmak isterken, AK Parti taban tepkisini ve seçmen algısını ölçerek “bana getirisi-götürüsü ne olur” hesabı yapıyor.
  • Entegrasyon vs. Tasfiye: Ankara kulislerinde sürecin bir “demokratikleşme” hamlesinden ziyade, önce Suriye modeline benzer bir örgütsel entegrasyon/tasfiye operasyonu olarak kurgulandığı, siyasal hakların ise en son aşamaya bırakıldığı konuşuluyor.
  • DEM Parti Faktörü: AK Parti’nin DEM Parti yönetimiyle kapalı kapılar ardında temas kurduğu, ancak DEM Parti’nin süreçteki tutumunun iktidar çevrelerinde huzursuzluk yarattığı ve takvimin kilitlenmesinde rol oynadığı belirtiliyor.

Özetle; Cumhur İttifakı ortakları arasında barış sürecinin nihai hedefi (terörsüz Türkiye) konusunda tam bir mutabakat olsa da, Öcalan’a verilecek rolün sınırları ve yasal takvimin işleyişi konusundaki derin yaklaşım farkları kilidin hemen açılmasını zorlaştırıyor.

  • Benzer Yazılar

    Mabel Matiz ve Serenay Sarıkaya dahil 25 kişi hakkında gözaltı kararı

    Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın uyuşturucu madde kullanımıyla mücadele kapsamında yürüttüğü soruşturmada şarkıcı Mabel Matiz ve oyuncu Serenay Sarıkaya’nın da aralarında bulunduğu 25 ünlü isim hakkında gözaltı kararı verildi. İstanbul İl Jandarma…

    İsrail basınında yer alan iddialara göre Tel Aviv yönetimi, Türkiye ile derinleşen diplomatik kriz ve tırmanan güvenlik riskleri nedeniyle İstanbul Başkonsolosluğu’nu tamamen kapatmayı değerlendiriyor.

    Henüz resmi bir karar alınmamış olsa da İsrail Dışişleri Bakanlığı bünyesinde misyonun kalıcı olarak kapatılmasına yönelik ciddi tartışmalar yürütüldüğü bildirildi. Masadaki Gerekçeler: Finansal Yük ve Güvenlik Krizleri Yedioth Ahronoth gazetesine…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir