Ermenistan Tarihinin En Kritik Seçimine Gidiyor

Ermenistan, Dağlık Karabağ’daki etnik Ermeni nüfusun tahliyesi ve bölgedeki jeopolitik haritanın yeniden çizilmesinin ardından, 7 Haziran 2026 tarihinde sandık başına gidiyor. Bu seçim, Ermeni siyasi tarihinin kriz anlarında yapılan erken seçimlerin aksine, uzun bir sürenin ardından gerçekleştirilen ilk olağan parlamento seçimi olma özelliği taşıyor. Ancak ülkedeki atmosfer sıradan bir genel seçimden çok; Ermenistan’ın Batı eksenine mi kayacağı, yoksa geleneksel hamisi Rusya’nın yörüngesine mi döneceğine dair küresel bir güç savaşına sahne oluyor.

Meclisteki 101 sandalye için 19 siyasi gücün yarışacağı bu süreçte, tarafların vaatleri ve dış politika vizyonları ülkeyi derin bir kutuplaşmaya sürüklüyor.


Güç Dengesi: Adaylar ve Siyasi Portreler

Seçim yarışında öne çıkan üç ana blok, ülkenin içinde bulunduğu sosyo-politik yarılmanın da net bir haritasını sunuyor:

  • Nikol Paşinyan (Sivil Sözleşme Partisi): 2018’deki “Kadife Devrim”den bu yana iktidarda olan mevcut Başbakan, seçimlerin favorisi konumunda. Kampanyasını yolsuzlukla mücadele, demokratik reformlar ve Ermenistan’ın egemenliğini koruma temelleri üzerine kuruyor. Anketlerde Euronews ve Breavis verilerine göre rakiplerinin önünde görünen Paşinyan, ABD Başkanı Donald Trump ve Avrupa Birliği’nin açık desteğini arkasına almış durumda.
  • Robert Koçaryan (“Hayastan” [Ermenistan] İttifakı): Ermenistan’ın eski cumhurbaşkanı olan Koçaryan, Taşnaksutyun (Ermeni Devrimci Federasyonu) ve İleri Partisi ile kurduğu ittifakla muhalefetin en sert kanadını temsil ediyor. Paşinyan hükümetini Azerbaycan ve Türkiye’ye karşı “taviz zinciri oluşturmakla” suçlayan Koçaryan, Moskova ile geleneksel stratejik ittifaka geri dönmeyi vaat ediyor.
  • Samvel Karapetyan (“Güçlü Ermenistan” İttifakı): Rusya-Ermenistan merkezli milyarder iş insanı olan Karapetyan, şu anda “hükümeti devirmeye teşebbüs ve finansal usulsüzlük” suçlamaları nedeniyle ev hapsinde tutuluyor. Kremlin’in örtülü desteğine sahip olduğu iddia edilen Karapetyan, mevcut iktidarın baskı politikaları uyguladığını savunarak ekonomik istikrar ve güvenlik odaklı bir program yürütüyor.
  • Gagik Tsarukyan (“Müreffeh Ermenistan” Partisi): Ülkenin bir diğer güçlü oligarkı olan Tsarukyan, parlamentoya girmeyi hedeflerken şahsının başbakan adayı olmayacağını; partisi yeterli oyu alırsa dört potansiyel teknokrat adaydan birini görevlendireceğini belirtiyor. Dış politikada daha dengeli bir çizgi vadediyor.

Bölgesel Normalleşme Terazisi: Adayların Türkiye Analizi

Ermenistan’daki seçim sonuçları, Ankara-Erivan hattındaki Türkiye ve Ermenistan normalleşme sürecinin geleceğini de doğrudan tayin edecek. Uzmanların değerlendirmelerine göre, adayların Türkiye politikasındaki nüanslar şu şekilde ayrışıyor:

1. Nikol Paşinyan: “Gerçek Ermenistan” Doktrini ve Şartsız Normalleşme

Paşinyan, ülkenin sınırlarını netleştirerek bölgesel bir ticaret merkezine dönüşmesini savunuyor. Ankara’nın öne sürdüğü sınır tespiti ve bölgesel entegrasyon konularında esnek adımlar atan mevcut hükümet, Ermenistan’ın resmi armasından Ağrı Dağı (Ararat) görselinin çıkarılmasını dahi tartışmaya açtı. Paşinyan’ın yeniden seçilmesi, Kars-Gümrü demiryolunun açılması ve iki ülke arasındaki kara sınırının tamamen ticarete başlaması gibi normalleşme adımlarını ciddi şekilde hızlandıracaktır.

2. Robert Koçaryan: “Onurlu Barış” Söylemi ve Ön Koşul Karşıtlığı

Eski Cumhurbaşkanı Koçaryan ve milliyetçi Taşnak ittifakı, Türkiye ile diplomatik ilişki kurulmasına kategorik olarak karşı çıkmıyor. Ancak Paşinyan’ın “peşinen teslimiyetçi” bir politika izlediğini savunuyorlar. Koçaryan’ın olası iktidarında, Ankara’nın Azerbaycan ile eş güdümlü yürüttüğü Zangezur Koridoru şartı gibi taleplere karşı masada daha dirençli ve müzakereleri yavaşlatıcı bir Ermenistan profili belirecektir.

3. Rus Yanlısı Muhalefet (Karapetyan ve Tsarukyan): Moskova Faktörlü Denge

Samvel Karapetyan ve Gagik Tsarukyan gibi aktörler, pragmatik bir dış ticareti savunuyor. Türkiye ile ekonomik sınırların açılmasına yeşil ışık yaksalar da bu sürecin Moskova’nın bölgesel çıkarlarını zedelemeyecek ve Rusya’nın onayından geçecek bir formülle yürütülmesini istiyorlar. Bölgesel jeopolitik analizlere göre, muhalefet liderlerinin hangisi gelirse gelsin, Türkiye ile ilişkilerde tamamen eskiye dönülmesi veya masanın devrilmesi beklenmiyor; ancak Paşinyan dönemindeki “hızlı ve doğrudan” diyalog zemini yerini daha bürokratik bir sürece bırakabilir.


OlymposMedya Tarafsız Analizi: Kararsızlar ve “Büyük Güçler” Savaşı

OlymposMedya analiz masasına göre; 7 Haziran seçimleri, salt iç siyasi partilerin yarışı olmanın ötesinde, modern Avrupa tarihinin en yüksek yoğunluklu dezenformasyon ve müdahale savaşlarından birine sahne oluyor.

  • Jeopolitik Müdahale: Rusya’nın, Ermenistan’ın Batı’ya ve AB entegrasyonuna yönelmesini engellemek adına tarım ürünleri ithalatını kısıtlama gibi ekonomik kartları oynadığı ve bot ağlarıyla yoğun bir dezenformasyon kampanyası yürüttüğü Batılı istihbarat raporlarına yansıyor. Buna karşılık ABD ve AB ise Paşinyan yönetiminin ayakta kalması için diplomatik ve istihbari bir kalkan sağlıyor.
  • Normalleşmenin Kaçınılmazlığı: Seçimin kazananı kim olursa olsun, Güney Kafkasya’daki yeni gerçeklik (Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü sağlaması), Ermenistan’ı Türkiye ve Azerbaycan ile bir şekilde yaşanabilir bir formül bulmaya zorluyor. Ermenistan’ın ekonomik olarak nefes alabilmesi, batı ve doğu komşularıyla sınırlarını açmasından geçiyor.
  • Kilit Taşları (Kararsız Seçmenler): Anketlerde Nikol Paşinyan önde görünse de seçmenlerin yaklaşık üçte birinin kararsız veya sessiz kalması, 2021 seçimlerinde olduğu gibi sandık günü sürpriz bir dalgaya yol açabilir. Halkın bir kısmı Paşinyan’ın “teslimiyetçi” olarak nitelenen toprak politikalarından rahatsızken, eski elitlerin (Koçaryan dönemi) “oligark ve yolsuzluk” imajına da geri dönmek istemiyor. Bu “temsiliyet krizi”, sandıktan çıkacak sonucun meşruiyetini ve kurulacak olası koalisyonların kırılganlığını doğrudan etkileyecektir.
  • Benzer Yazılar

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve beraberindeki 5 milletvekili hakkında yürütülen soruşturmada dosya, fezleke düzenlenmesi amacıyla yetkisizlik kararıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.

    Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen bu kritik soruşturma, 2024 yerel seçimleri öncesinde yaşanan Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı süreciyle ilgili çarpıcı iddialara dayanıyor. Gelişmenin…

    Ege’de Hareketli Sabah: İzmir Buca Belediyesi’ne Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonu

    İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir soruşturma çerçevesinde, bu sabah erken saatlerde Buca Belediyesi’ne yönelik eş zamanlı bir operasyon gerçekleştirildi. Emniyet Genel Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele ve Mali…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir