ŞANLIURFA – Siverek ilçesinde 14 Nisan 2026 tarihinde bir okulda gerçekleşen ve eğitim camiasını derinden sarsan saldırı sonrasında, bölgede örgütlü bulunan tüm eğitim sendikaları tek ses oldu. Eğitim emekçilerine yönelik artan şiddet olaylarını protesto etmek ve güvenli çalışma ortamı taleplerini dile getirmek amacıyla sendikalar radikal eylem kararları aldı.
Olayın hemen ardından bir araya gelen sendika temsilcileri, yaptıkları ortak ve bireysel açıklamalarla tepkilerini ortaya koydu. İşte eğitim sendikalarının aldığı o kararlar:
Eğitim-Bir-Sen: “Okullarda Güvenlik Önlemleri Artırılmalı”
Eğitim-Bir-Sen, saldırıyı kınayarak 15 Nisan itibarıyla tüm Türkiye genelindeki okullarda ilk derse girmeme kararı aldığını duyurdu. Sendika yönetimi, “Eğitimde Şiddet Yasası”nın bir an önce daha kapsamlı hale getirilmesini talep ederken, tüm üyelerini okul bahçelerinde basın açıklaması yapmaya davet etti.
Türk Eğitim-Sen: “Sessiz Kalmıyoruz, İş Bırakıyoruz”
Türk Eğitim-Sen, Siverek’teki saldırıya tepki olarak bölge genelinde tam gün, Türkiye genelinde ise sembolik olarak bir saatlik iş bırakma eylemi yapacağını açıkladı. Sendika, “Öğretmene vurulan el, geleceğe vurulmuştur” diyerek Milli Eğitim Bakanlığı’nı somut adımlar atmaya çağırdı.
Eğitim-Sen: “Şiddetin Kaynağı Politikalar Sorgulanmalı”
Eğitim-Sen, yaşanan olayın münferit olmadığını vurgulayarak 15 ve 16 Nisan tarihlerinde “Yasta ve İsyandayız” sloganıyla siyah kokart takma eylemi başlattığını duyurdu. Siverek özelinde ise derslerin tamamen boykot edileceği ve yerel mülki idari amirlikleri önünde kitlesel protestolar düzenleneceği bildirildi.
Eğitim-İş: “Can Güvenliğimiz Yoksa Eğitim de Yok”
Eğitim-İş, “Öğretmene saygı, geleceğe teminat” ilkesiyle hareket ederek, Şanlıurfa genelinde tüm üyeleriyle iş bırakma kararı aldı. Sendika, okullara profesyonel güvenlik görevlisi atanması ve giriş-çıkışların sıkı denetime tabi tutulması şartı yerine getirilene kadar eylemlerin dozunu artıracaklarını belirtti.
Hürriyetçi Eğitim Sen ve Diğer Bağımsız Sendikalar
Hürriyetçi Eğitim Sen ve diğer bağımsız sendikalar da eylem birliği kararına destek vererek, Siverek’teki saldırının failinin en ağır cezayı alması için hukuki sürecin takipçisi olacaklarını ve üyelerinin can güvenliği sağlanana kadar her türlü demokratik tepkiyi koyacaklarını açıkladılar.
Ortak Mesaj: “Okullar Savaş Alanı Değildir”
Sendikaların tamamı, siyasi görüş ayrılıklarını bir kenara bırakarak hazırladıkları ortak metinde; eğitimcilerin hedef haline getirilmesine son verilmesini ve okulların birer şiddet alanı olmaktan çıkarılması için yasal düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilmesini talep etti.
Siverek’te yarın (15 Nisan) birçok okulda ders zilinin çalması beklenmiyor. Velilerin ve öğrencilerin de öğretmenlerine destek vermek amacıyla okul önlerinde toplanması öngörülüyor.
Siverek’te yaşanan üzücü hadise sonrası eğitim sendikalarının aldığı eylem kararlarının hukuki dayanakları, hem ulusal mevzuatımız hem de uluslararası sözleşmelerle koruma altına alınmış temel haklara dayanmaktadır.
İşte bu eylemlerin yasal çerçevesi:
1. Anayasal Haklar (Madde 33 ve 51)
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 33. maddesi “Dernek Kurma Hürriyeti”ni, 51. maddesi ise “Sendika Kurma Hakkı”nı düzenler. Bu maddeler, sendikaların üyelerinin ortak ekonomik ve sosyal haklarını korumak için faaliyette bulunabileceğini hükme bağlar. Can güvenliği, çalışma hakkının en temel sosyal unsurudur.
2. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Sözleşmeleri (87 ve 98 Sayılı)
Türkiye’nin de imzacısı olduğu ILO’nun 87 sayılı “Sendika Özgürlüğü ve Sendikalaşma Hakkının Korunması Sözleşmesi”, sendikalara üyelerinin çıkarlarını savunmak amacıyla faaliyet gösterme hakkı tanır. Uluslararası hukuk, iş bırakma ve protesto eylemlerini bu “savunma” kapsamında değerlendirir.
3. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) – 11. Madde
AİHS’in 11. maddesi “Toplantı ve Dernek Kurma Özgürlüğü”nü güvence altına alır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), sendikal amaçlı iş bırakma eylemlerinin bu madde kapsamında bir hak olduğunu ve bu nedenle çalışanlara disiplin cezası verilemeyeceğine dair birçok emsal karar (örneğin; Demir ve Baykara v. Türkiye kararı) imza atmıştır.
4. Danıştay ve Anayasa Mahkemesi Emsal Kararları
Türkiye’deki yüksek yargı organları, sendikal kararlar doğrultusunda yapılan iş bırakma eylemlerini “özürsüz olarak işe gelmemek” olarak değerlendirmez.
- Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, sendikal faaliyet kapsamında bir gün işe gelmemeyi “disiplin suçu” saymamaktadır.
- Anayasa Mahkemesi, benzer başvurularda “sendikal hakların kullanımının engellenemeyeceği” yönünde ihlal kararları vermiştir.
5. 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu
Bu kanun, sendikalara üyelerinin hak ve menfaatlerini koruma görevi yükler. Çalışma ortamındaki güvenlik zafiyeti ve hayati tehlike, sendikanın müdahale etmesi gereken doğrudan bir “çalışma koşulu” sorunudur.
Özetle; Siverek’teki saldırı sonrası alınan kararlar; can güvenliği gibi en temel insan hakkının savunulması amacıyla yapıldığı için meşru ve hukuki bir zemine oturmaktadır.
Siverek’te yaşanan olay sonrası sendika kararına uyarak iş bırakma eylemine katılan bir eğitimcinin, okul idaresine sunabileceği hukuki dayanaklı savunma/bildirim dilekçesi örneği aşağıdadır.
Bu dilekçe, olası bir disiplin soruşturmasını önlemek veya soruşturma açılması durumunda yasal hakları kayıt altına almak amacıyla hazırlanmıştır.
……………………………………. MÜDÜRLÜĞÜNE
SİVEREK / ŞANLIURFA
KONU: Sendikal faaliyet kapsamında iş bırakma eylemi hakkında bilgilendirme.
İLGİ:
a) T.C. Anayasası’nın 51. ve 90. maddeleri.
b) 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu.
c) Üyesi bulunduğum ……………………………………. Sendikası’nın …/…/2026 tarih ve ……… sayılı Merkez Yönetim Kurulu kararı.
d) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 11. maddesi.
e) Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun yerleşik emsal kararları.
14 Nisan 2026 tarihinde ilçemiz Siverek’te bir eğitim kurumunda meslektaşımıza yönelik gerçekleştirilen menfur saldırı, tüm eğitim camiasında derin bir üzüntü ve güvenlik kaygısı yaratmıştır. Eğitim emekçilerinin can güvenliğinin sağlanması ve şiddet olaylarına dikkat çekilmesi amacıyla, üyesi olduğum sendikanın almış olduğu ekli karar doğrultusunda, demokratik ve sendikal hakkımı kullanarak …/…/2026 tarihinde gerçekleştirilen iş bırakma eylemine katılmış bulunmaktayım.
Anayasa Mahkemesi ve Danıştay’ın yerleşik içtihatlarında açıkça belirtildiği üzere; sendikal kararlar doğrultusunda gerçekleştirilen iş bırakma eylemleri “özürsüz olarak işe gelmemek” kapsamında değerlendirilemez ve disiplin suçuna konu edilemez. Söz konusu eylem, çalışma barışını ve can güvenliğini savunma amacı taşıyan yasal bir sendikal faaliyettir.
Bu kapsamda, anayasal ve sendikal haklarım çerçevesinde gerçekleştirdiğim bu katılımın özlük dosyamda “sendikal faaliyet” olarak değerlendirilmesini ve hakkımda herhangi bir cezai işlem tesis edilmemesini arz ederim.
AD SOYAD:
UNVAN:
T.C. KİMLİK NO:
TARİH: …/…/2026
İMZA
EKLER:
1- Sendika Yönetim Kurulu Kararı Örneği.






