İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump öncülüğündeki Barış Kurulu tarafından hazırlanan 15 maddelik Gazze barış planını kesin bir dille reddettiklerini açıkladı. 9 Ağustos 2026 Pazar günü düzenlenen kabine toplantısında konuşan Netanyahu, Hamas tamamen ve gerçek anlamda silahsızlandırılmadan İsrail ordusunun Gazze’den asla çekilmeyeceğini vurguladı. Bu hamle, Washington ile Tel Aviv arasında son dönemin en net ve en büyük diplomatik çatlaklarından birini su yüzüne çıkardı.
Aşağıda, bölgedeki dengeleri altüst eden bu kritik gelişmenin detaylarını içeren özgün haber metni yer almaktadır:
Netanyahu’dan Trump’a Rest: İsrail, 15 Maddelik Gazze Planını Reddetti!
KUDÜS – Orta Doğu’da kalıcı barış sağlama iddialarıyla ortaya konan diplomatik çabalar, Tel Aviv’den gelen sert bir engelle karşılaştı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump’ın liderliğindeki Barış Kurulu tarafından mimarisi izilen 15 maddelik yeni Gazze yol haritasını kabul etmediklerini ilan etti.
Haftalık kabine toplantısının açılışında konuşan Netanyahu, uluslararası kamuoyuna ve Washington yönetimine doğrudan rest çekerek İsrail’in askeri pozisyonundan taviz vermeyeceğini şu sözlerle duyurdu:
“İsrail bu 15 maddelik belgeyi net bir şekilde reddediyor. Ordumuz, Hamas gerçek anlamda silahsızlandırılana kadar işgal edilen bölgelerden tek bir adım bile geri çekilmeyecektir.”
“Hayali Değil, Gerçek Silahsızlanma İstiyoruz”
Geçtiğimiz ay ABD Başkanı Donald Trump, Hamas’ın Gazze için sunulan silahsızlanma şartlarını kabul ettiğini belirterek bu gelişmeyi “kalıcı barışa doğru atılmış muazzam bir adım” olarak nitelendirmişti. Ancak Netanyahu, masadaki formülün İsrail’in güvenlik kriterlerini karşılamadığını savundu.
Silahsızlanma kavramının içinin boşaltılmasına izin vermeyeceklerini belirten Başbakan Netanyahu, “Silahsızlanma derken hafif ya da ağır ayrımı yapmaksızın tüm silahların teslim edilmesini kastediyorum. Biz düzmece veya hayali bir silahsızlanmanın değil, yalnızca gerçek bir silahsızlanmanın muhatabıyız” ifadelerini kullandı.
Washington ile Fikir Ayrılığı Derinleşiyor
ABD yönetimiyle sürecin ilerletilmesi konusunda diplomatik temasların sürdüğünü kabul eden İsrail Başbakanı, Beyaz Saray’ın getirdiği tekliflerin sınırları olduğunu ima etti. Washington’dan gelen bazı fikirlerin kabul edilebilir, bazılarının ise kesinlikle kırmızı çizgi olduğunu söyleyen Netanyahu, “Bu konularda duruşumuzu ve ulusal çıkarlarımızı nasıl koruyacağımızı çok iyi biliriz” diyerek esnemeyeceklerinin mesajını verdi.
İç Siyaset ve Koalisyon Baskısı Kararda Etkili Oldu
Siyasi analistler, Netanyahu’nun Trump’ın planına karşı takındığı bu tavizsiz tutumun arkasında İsrail iç siyasetindeki sıkışmışlığın yattığına dikkat çekiyor. Ülkede birkaç ay sonra yapılması planlanan genel seçimler öncesinde Netanyahu, seçmen gözünde “taviz veren lider” konumuna düşmekten kaçınıyor.
Ayrıca, İsrail hükümetinin aşırı sağcı ortaklarından Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich gibi isimlerin, söz konusu barış planını “kabul edilemez” ilan ederek Netanyahu’ya “anlaşmayı tamamen sonlandırma ve yeni bir kabine oylaması yapma” baskısı kurduğu biliniyor.
Hamas Cephesi: “Sorumluluk Bilinciyle Yaklaştık”
Netanyahu’nun açıklamalarının ardından Hamas kanadından da tepki gecikmedi. Hamas yetkilileri, arabulucular ve Barış Kurulu tarafından sunulan yol haritasına Filistin halkının çıkarlarını gözeterek ulusal bir sorumluluk bilinciyle olumlu yaklaştıklarını belirtti. Ancak örgüt, ağır silahların teslimi ve çekilme takviminin ancak İsrail’in Gazze’deki askeri saldırganlığı tamamen durdurması ve güçlerini sınır hattına çekmesiyle mümkün olabileceğini yineledi.
Ekim 2025’te yürürlüğe giren ilk ateşkes aşamasına rağmen İsrailin bölgedeki askeri operasyonlarını sürdürmesi ve tarafların “önce kim adım atacak” ikilemi, Trump’ın Orta Doğu’daki en büyük prestij projelerinden biri olan Gazze Planı’nı tamamen çökme noktasına getirdi.






