İsrail ordusu, İran’ın “Lübnan’a yönelik saldırıların tekrarlanması durumunda çok daha sert bir karşılık verileceği” yönündeki resmi uyarısına rağmen 9 Haziran 2026 tarihinde Lübnan’ın güney bölgelerini yeniden yoğun ateş altına almıştır. ABD Başkanı Donald Trump’ın ara buluculuğuyla yürütülen hassas bölgesel diplomasi hamleleri ve geçici ateşkes çabaları, bu son operasyonla birlikte bir kez daha derin bir yara almıştır.
Diplomasi Masası Sallantıda: Tahran’ın Şartı Çiğnendi
- İran’ın Tehdidi: Tahran yönetimi, İsrail’e yönelik balistik füze operasyonlarını askıya aldığını duyurmuştu. Ancak HaberTürk tarafından aktarılan bilgilere göre, Lübnan topraklarına dokunulmaması kırmızı çizgi olarak çekilmişti.
- Görüşmeler Askıda: İsrail’in geri adım atmaması üzerine İran, Washington yönetimi ile yürüttüğü arka kapı diplomasisini ve tüm dolaylı mesajlaşmaları resmi olarak durdurmuştur.
- Boğaz Kapatma Riski: Gerilimin tırmanmasıyla eş zamanlı olarak Tahran, küresel enerji koridoru olan Hürmüz Boğazı’nı tamamen kapatabileceğine dair askeri restini yinelemiştir.
Sahada Son Durum: Sınır Hattında Bombardıman
- Güney Beldeleri Hedefte: İsrail savaş uçakları ve topçu birlikleri, Litani Nehri’nin güney şeridinde yer alan yerleşim birimlerini ve kritik altyapı noktalarını hedef almıştır.
- Sivil Göç Dalgası: Ateşkes umuduyla evlerine dönmeye çalışan Lübnanlı siviller, sınır hatlarından gelen yeni patlama sesleriyle birlikte yeniden kuzeye doğru göç etmeye başlamıştır.
- Kayıplar Artıyor: Son harekatlarla beraber Lübnan genelindeki can kaybı bilançosunun ağırlaştığı bildirilmiştir.





