ANKARA – Türkiye siyasi tarihinin en derin iz bırakan olaylarından biri olan Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idam süreci, üzerinden yarım asır geçmesine rağmen tartışılmaya devam ediyor. 6 Mayıs 1972 tarihinde Ankara Ulucanlar Cezaevi’nde gerçekleşen infazların ardındaki hukuki ve siyasi gerekçeler, dönemin mahkeme tutanaklarına dayanarak şu şekilde özetleniyor:
Anayasal Düzeni Değiştirme Suçlaması
Deniz Gezmiş ve arkadaşları, o dönem yürürlükte olan Türk Ceza Kanunu’nun meşhur 146/1 maddesi uyarınca yargılandılar. Ankara 1 No’lu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi, sanıkları “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nı tamamen veya kısmen değiştirmeye, ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek” suçundan idama mahkûm etti.
İddianamedeki Temel Eylemler
Mahkeme dosyasında idam kararının somut gerekçeleri olarak; Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu’nun (THKO) kuruluşu, Ankara’daki banka soygunu eylemleri ve Amerikan askeri personelinin alıkonulması gibi olaylar gösterildi.
Meclis Onayı ve İnfaz
Mahkemenin verdiği karar sadece yargı boyutuyla kalmadı; dosya dönemin TBMM Genel Kurulu’na geldi. Yapılan oylama sonucunda idam kararları milletvekilleri tarafından onaylanarak kesinleşti.
“Tam Bağımsızlık” Savunması
Yargılama süresince yaptıkları savunmalarda sanıklar, kişisel bir menfaat peşinde olmadıklarını, eylemlerinin temel motivasyonunun “emperyalizme karşı tam bağımsız bir Türkiye” ideali olduğunu vurguladılar. Bu savunmalar, infazlardan yıllar sonra bile toplumsal hafızada bu isimlerin “üç fidan” olarak anılmasına neden olan ana unsuru oluşturdu.






